Merhaba WordPress
Uzun zaman önce fikir olarak türeyen “bilinçüstü” bugün yepyeni bir adım attı.Normal bir gündelik olmaktan çıkarak Opera blog da yerini alması seyr-ü sefer için ilk başlangıçtı.Bunu takiben Blogger.com altında http://bilincustu.blogspot.com da yaklaşık 2 sene kadar devam etmişti. Her ne kadar blogger.com dan memnun olsamda adam gibi arşivleme ve kategori sisteminin istediğim yeterlilikte olmamasından dolayı günlüğümü wordpress.com a taşıma kararı aldım; umarım güzel olur..
Öncelik olarak yeniden yapılanma süreci yaşayacağız.Temadan başlamak üzere yeni alet edevat ve linkler eklenecek.Unutmadan blogger üzerinde buraya taşındığımızı bildiren bir ilanda hiç fena olmaz hani…
Su gibi akıp geçer zaman…
29 da olur…
sana ait herşeyi çok ama çok özledim güzel insan. içim buruk hem de çok. sen şimdi 29 diyosun bense 19
telafisini çok güzel yapalım bu özel gününün olurmu…kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum sana ve yanına geleceğim günün hatrına küçük bir gülücük
doğum günün kutlu olsun kardeşim.
(bitmez)
LCD monitor alma rehberi
Epey uzunca bir zamandır emektar CRT (LG) monitörümü satıp yepyeni 19″ LCD almayı düşünüyordum.Düşünüyorum ama binlerce marka model arasında gidip geldikten sonra detaylı bir şekilde araştırma yapmaya karar verdim.Çünkü donanım satan firmalar monitörlerin genel bilgilerini vermelerine rağmen belkide asıl önemli olanlarını saklamayı tercih eder durumdalar. Ufak bir araştırmadan sonra bu konudaki en iyi incelemenin PClabs tarafından yapıldığına kanaat getirdim.Ellerine sağlık çok doyurucu inceleme olmuş ki PClabs; donanım siteleri arasında favorim olmaya başladı.
Herneyse defalarca adres aramaktansa bilinçüstüne kopyalayayım istedim.Mevzuatla alakadar olmayan bu içerik arşivde kalsa yeterli olur.
LCD Alırken Neye Dikkat Etmeli:
Verdiğimiz bilgileri toparlayacak olursak:
- Ekranın oranı; misal 4:3 gibi. Oyun ve filmler için dikkat etmeniz gerekebilir. Ölçeklenme problemleri olabiliyor.
- Ekranın native-doğal çözünürlüğü: 17 ve 19 inçler için(Eizo gibi birkaç istisna 19 inç dışında) bu çözünürlük 1280×1024. Daha büyük LCD panellerde ise 1600×1200. Elbette oyun oynarken kartınız elvermediği için 1024×768′e dönerseniz enterpolasyon söz konusu. Bazı ekranlar da ekstra filtreler var, rahatsız etmiyor ama çoğunda da yok. Dikkat.
- Ekranın sinyal dönüştürücüsü (inverter) kaç bitlik? Bu renk tayfının ne kadarını sunabildiğini sınırlayan bir etken! Grafikerler için çıkartılan ekranlarda (Eizo gibi) tepki süresi kötü oluyor ama bu parçaya önem veriyorlar. Inverter maliyette büyük etken olduğundan firmalar kesinti yapıyor. 16.2 milyon yerine 16.7 milyon renge bakınız(önemli ise). Renk bahsinde detayı işleniyor, bkz.
- Garanti kaç yıl? Yerinde garanti var mı?
- Beğenmezsem iade ? (web’den alacaksanız iade şansınız var)
- Ölü-bozuk piksel garantisi var mı? O kadar para veriyoruz yazık olur. 1 kötü piksel bile acayip sinir bozucu olacaktır.
- OSD yani ekran menüsü var mı yok mu? Linux kullanıyorsanız parlaklığı yazılımla kontrol eden bir monitör sizin için kabus olacaktır!
- Griden-Griye tepki süresi. Bu tepki süresi mevzuları için testlere bkz. Üreticiler aynı paneli kullansalar da pazarlama stratejilerine göre ekranın ortalama tepki süresini değil de en düşük değerini yazabiliyorlar. Xbitlabs-THG-Anand gibi sitelerdeki tepki süresi grafiklerine bakmanız yeterli.
- Görmeden asla ALMAYIN! Vatan, Teknosa, Bimeks gibi “sergi” alanları + gerekirse distribütörlerin kapısını aşındırın.
- Ne kadar ısınıyorlar el ile kontrol edin.
- Ölü piksel için “parmak ile oğuşturma” işe yaramaz.
- DVI çıkışı tercih edin! Analog çıkış ile yetinmeyin. Farkı görünce siz de DVIci olacaksınız. 17 inç ekranlar için Analog DVI’dan ne kadar farklıdır sorusunun cevabı pek net değil, fark göremeyenler de var, gördüğünü iddia edenler de. Bütçeniz düşükse 17 inç ekranlarda analog tercih edilebilir. Son günlerde analog sinyal prosesi oldukça geliştiğinden bazı modellerde ancak profesyonel kullanıcılar aradaki farkı “farkedebiliyor”.
- Her kullanıcının gözü ve hassasiyeti farklıdır, unutmayın. Her zaman kendiniz son testi yapın. Yorumlara dikkat edin.
- Yansıma önleyici kaplama: Silerken dikkat edin, alırken de. Renkleri ve görüntüyü olumlu-olumsuz yönde etkileyebilir.
- Arka panel ışığı üniform (her yerde eşit) dağılıyor mu?
- Tepki süresi: Üretici 20′lik panele 16 diyebilir. Bu o panelin inebildiği minimum değerdir ama sürekli bu hızda çalıştığı söylenemez. 30ms’yi de bulabilir tepki süresi. Bunu iyi anlamak için tepki süresi kavramını ve nasıl ölçüldüğünü vesaireyi de bilmek lazım, vakit olursa wiki’de bir LCD rehberi yazmaya çalışabiliriz. Güzel bir örnek şu testteki ilk grafik: http://graphics.tomshardware.com/display/20050215/lcd-04.html
Örneğin Hyundai’nin modeli 8ms’yi bulmuyor bile(Gerçi görüntüyü bozma pahasına testin sonunda o değeri yakalamışlar). Eğriye bakarsanız 25ms’nin bile üstüne çıktığı oluyor. Ama elbette 16ms bir panelden iyi her halükarda.
Bir LCD Ekran Gördüğünüzde Nelere Bakmalı?
- Ghosting var mı?: Oyunlarda-hızlı filmlerde önemli. Ekranda ikinci bir “eko” görüyorsanız ghosting vardır ve piksellerin açılıp kapanma hızları oyun için yeterli değil demektir. Unreal, Halo gibi oyunlarla testi etmeli.
- Blur : görüntüde bulanıklıklar..
- Screen Door etkisi: Ekrana baktığınızda LCD’yi oluşturan piksellerin arasındaki kısımları-duvarları görüyorsanız buna denir. Kare kare pikselleri saymanız takdir edilir ki hoş olmaz. Projektor cihazları için de geçerli. Ekrana çok yakından bakınca görmek değil de normal çalışma-izleme uzaklıklarında görülüp-görülmediği önemli. Özellikle 19″ monitörlerde buna daha sık rastlarsınız.
- Renk tutarlılığı. Bunu THG-Anand gibi sitelerdeki renk ekipmanlarına bırakalım. Grafiker iseniz malumdur ki ekrandaki siyahın gerçek siyah olup olmadığı, tüm renk tayfalarının görüntülenip görüntülenmediği önemli. Bunu mağazada farketmek zor olsa gerek.
- Bakış açısı: Doğaldır ki kafanızı oynattığınızda ekranın renkleri farklı görünürse canımız sıkılacaktır. Ölçmesi basit. Ekranın tam karşısından başlayın ve yavaşça sağa sola doğru hareket edin. Açı-ölçer ile bile ölçebilirsiniz. Bu konuda başarılı Samsung 172X ile alınmış örnek bir görüntü: http://milliron.org/photo/samsung-172x/images/DSC_5367.jpg
- Bağlantılar vs.
- Ekranın çerçevesi. Kalın olması veya ayna gibi olması rahatsız edecektir, unutmayın.
- Kontrast Oranı: şu 500:1 vs diye gösterilen oran. Filmlere ve oyunlara bakınız. Aşırı karanlık olan alanlarda detay gidiyorsa kontrast düşüktür.
- Ergonomisi nasıl? Yüksekliği vs. ayarlanabiliyor mu? Ayarlanmıyorsa monitörün altına kitap koyarak göz hizanıza getirmek zorunda kalabileceğinizi unutmayın! Bazı monitörlerin ekranları 90 derece döndürülebilmektedir; döküman okurkan işe yarayan bu özelliği arayabilirsiniz.
Kaynak = PCLabs
İnceleme adresi
Mustafa bize logo yapsana
Yalan dünya
Ölüm haberini aldığınızda ilk düşündüğünüz nedir ? gözünüzün önüne gelen ilk kare.
Acısı hafiflermiş ölümün zamanla… Sanki yalan gibi.. Gittikte ağırlaşıyor sırtımda kamburu…
Düne kadar asla ölmeyeceğime veya başıma kötü birşey gelmeyeceğine inanan ben yavaş yavaş idrak ettimki bir gün mutlaka benimde vaktim gelecektir.Buradan hareketle artık beyin olarak yaşlanmaya başladığımı düşünmeye başladım…
Arkaplanda Candan Erçetin ‘ in harika parçası çalıyor.Gözlerimin önünde hafif nem, boğazımda düğümlenen nefes..,
Düşünmeye başladım.
Dünya ne garip. İnsanlar ne garip.
Büyümekle hatamı ettik ? Çocukken daha bir güzeldi sanki dünya… Anladımki hancı değilmişiz bu sahte dünyada… Boşu boşuna neden sahiplenelim ki? Aslında benim olan hiçbirşey yok…
Powered by ScribeFire.
uçak korkusu
Uçmaktan, zıplamaktan, rüzgardan, havalanmaktan, yamaç paraşütünden, asansörden, dağdan tepeden nefret ediyorum.Bu zamana kadar kaçabilmeme rağmen bugün akşam saat 19:30 da adana’ya gitmek için uçağa binmem gerekiyor. Fazla izlenen LOST sonrası bünyede ciddi zararlar mevcut.
Düşmese bari uçak.
Düşmez değil mi ?
Düşerek ölmek istemiyorum ulan ben…..
Jeoloji
Son zamanlarda pek bir jeolog olasım tuttu.Hobiden egodan ziyade mesleki uğraş olarak (kısacası para kazanmak için ske ske yapılan fiilsel vaziyet) yapmaktayım. Arazi işleri, kuyular, sensörler, sondörler,işçiler hayatımda kocaman bir parçayı alıp rüzgarlara savurmakla meşguller.
Herşey bir tarafa sınıflamada ” işçi ” olarak anılmam beni derinlerde parçaparça etti.
Daha öncede yazmıştım… Düzen değişmez düzülen değişir..
Aslında mühendis olarak iş yapıyor olmama rağmen işçi sıfatında olmak gerçekten çok garip.Belkide yıllardan beri beynimdeki işçi profilinin senelerdir verdiğim emeğe birebir zıt olmasından kaynaklı sıkıntı içerisideyim. Ama sonuçta önceden de yazdığım gibi kendi kendimizin patronu muyuz acaba ? Hayatımızın kontrolü kendi ellerimizde mi ?
Hayır ve asla !!!
Her zaman bize emir veren birileri hangi saatte nerede olacağımızı belirleyen birileri olacak.Bu sosyal hayatın getirisi belkide.
Başıma gelen bütün arızalı durumun sorumlusu sosyalleşme, gelişme, ilerleme arayışında ki insanoğlu…
Çok fazla özgürlük mü istiyorum,
çalışmak ve karşılığını görmek; belki bir aile kurmak ve çocukların için iyi bir baba olmak ?
Demek istediğim, kendi kendinizin
patronusunuz değil mi?
Bir başkası için çalışmanın
bir çeşit kölelik olduğuna dair…
…hiçbir fikriniz yok.
Ama, köleliğin bu dünyada asla sona
ermeyeceğini söyleyebilirim.
Sadece başka bir isim takılmış:
İşçi.
Evden uzakta
sabahın 6sı unutmuyorum. ayaz var ki 10 numara gerçekten. yan yana dizilmiştik yine arkadaşlarla. yanımdakinin kulağına dokunsam düşecek sanki buz. sis, çiğ bi de karanlık. karşıdan bi ses geliyo “çocuklar bu hava adamı çakı gibi eder, hastalık falan da bırakmaz haaa”. duyduktan sonra başımızı biraz daha gömdük boynumuza doğru ve kaskatı kesilmiştik. ve sonra beklemek. sonu gelmeyecekmiş gibi gelen beklemeler. saatlerce süren titremeler. her neyse herşeyin iyi kötü anısı kalacak işte…
ama iyi oldu bu annemin yaptığı yemeklere bi daha laf söylemicem ne yapmışsa hiç itiraz etmeden aynen indircem mideye. a bi de eğer izinliysem iş yerinden planım da yoksa hiç imkanı yok çekecem battaniyemi tepeme ve döne döne uyucam. az kaldı bekle gelcem
ssk
Bugün can sıkıntısından SSK sitesinden ne zaman emekli olabileceğime baktım.Şimdiye kadar hiç merak etmemiştim. Aslında akıl sağlığımı düşününce hiç merak etmemiş olmayı isterdim. 26 sene 1 ay 19 gün var emekli olmama. 26 sene. 26 koskoca yıl.Tabi o arada ölüp gitmezsem.
Zamanında işçilerin, memurların sokağa dökülüp mezarda emekliliğe son pankartlarıyla yedikleri dayaklar geliyor gözümün önüne.Adamlar haklılarmış aslında.
Bazı zevzeklerin -”Emekli olmak için çalışmak yanlıştır” sözü çınlamaya başlıyor beynimde. Ne halt etmeye çalışıyoruz o zaman ? Ne halt etmeye prim yatırıyoruz. Ne halt etmeye geldik ki dünyaya? Geberene kadar çalışacak mıyız?
bilinçli değişiklik
Bilinçüstüne göz ucuyla bakınca farkettim ki uzun zamandır hiçbirşey yazmamışım.Bunun sebebi yazacak olay bulamamaktan ya da zaman sıkıntısından değil tamemen üşengeçliktendir.
Herneyse bir süre sonra tasarım değişikliği ile beraber yazılara tekrar devam etmeyi düşünekteyim.Hem zaten ufakta olsa bir sosyallik sözkonusu.Malum Musty kardeşimde yazıyor. Rahatlıkla söyleyebilirim ki bilinçüstü kişisel günlüğümden çok daha fazlası oldu.
Bundan sonrası için şöyle bir planım var ;
Ağırlıklı olarak yazıdan ziyade resim düşünüyorum.Binlerce satırın anlattığını tek bir çerçevede anlatabilmek ve duygunun ruhunu daha temiz yansıtabilmek varken bunu kullamak gereklidir.
Az kaldı…
Muhtemelen güncellenecek…
Laik Cumhurbaşkanı sezer

Sözümona! laikliğin yılmaz savunucusu (pöff), gerek politik demeçleriyle gerekse kitapsal fırlatım hareketleriyle Türk halkına kötü zamanlar yaşatmış olan , bulunduğu makamı hiç ama hiç haketmeyen sevgili büyüğümüz(?) ;
Yahudi bayramı olan “Hanuka bayramı” tebriklerinde bulunmuş. Amanda aman hanimiş cumhurbaşkanı ; Hani siz laiktiniz ? hani din ile devlet işlerini ayırırdınız ? Hani çankayanın dinle alakadar işlerle anılmaması gerekirdi. Be hey, devletin adamı olduğunuzu unutup pek kıymetli !!! davetlerinizde ne kadar çapulcu varsa doldurup başı kapalı kadıları içeri almazdınız.
Ama hayır bu işler böyle olmuyor. Tarih insanları 100 sene hatta 1000 sene geçse bile yargılıyor.;
Layık olmadığın koltuktan indiğin zaman Türkiye Cumhuriyeti ilk 10 cumhurbaşkanı içinde en yeteneksiz, en beceriksiz ve en kötü liderin kim olduğunu bilecek. İşte o zaman ben rahat uyku uyurken sen vicdanınla başbaşa kalacaksın…
Haberin detayları;
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Türk Musevi toplumunun Hanuka Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Cumhurbaşkanı Sezer’in mesajı şöyle:
”Türk Musevi toplumunun Hanuka Bayramını içten duygularla kutlarım. Hoşgörü, kardeşlik ve dayanışma ortamında bir arada yaşadığımız Musevi yurttaşlarımızın Hanuka Bayramındaki duygularını paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Barış, hoşgörü, sevgi, karşılıklı saygı ve anlayış gibi Türk toplumunun tarihsel erdemlerinin toplumlar arası ilişkilere her zaman egemen olması düşüncesiyle, Hanuka Bayramının Musevi yurttaşlarımıza ve tüm Musevilere esenlik ve mutluluk getirmesini diliyorum.”
Kaynak =Haber 7
Yoruma ne mümküb ?
Türk "Ç" değişimi
Yıl: 1965
“Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma
hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra
kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm
vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle ‘akşam-ı
şerifleriniz hayrolsun’ dedim..”
Yıl: 1975
“Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,
yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim,
kendinden emin bir sesle ‘iyi akşamlar’ dedim..”
Yıl: 1985
“Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm
veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra
kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm
vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘hayırlı
akşamlar’ dedim..”
Yıl: 1995
“Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi yâni.. Ama
bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..
Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle ’selâm’ dedim..”
Yıl: 2006
“Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar
dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,
baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. ‘Hav ar yu
yavrum?’”
Yıl: 2026
“Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov âbi
yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. ‘Hay beybi..’”
.
Hâlâ vakit var!.
TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKALIM…………….
Optik yanılma…
Yüz sanatı
jai fait une promesse
bir soz vermistim
bak, goruyormusun? sogut agaci nehre dogru egilmis,
sevdigi ugruna aglayan bir insan gibi.
bana o sonbahari hatirlatiyor, arzuyla diz cokup,
kendimi sana adadigim.
kendimi sana adamistim…
kadınların eline verilmemesi gereken 30 şey…
Alıntıdır….
1-DİREKSİYON (çarpışan arabalar dahil)
2-KREDİ KARTI
3-TELEVİZYON KUMANDASI
4-RÜYA TABİRLERİ KİTABI
5-ŞİRKET HİSSELERİNİN %51′İ
6-HARİTA (hedeften daha fazla uzaklaşmak istemiyorsanız)
7-ÜÇÜNCÜ KADEH
8-BUZ KIRACAĞI
9-İNGİLİZ ANAHTARI
10-BAŞBAKANLIK KOLTUĞU
11-KOZ
12-TELEFON
13-PUSULA (klavuzu karga olanın…)
14-KALEM
15-İNİSİYATİF
16-HESAP MAKİNESİ (kullanacaklarını pek sanmıyoruz)
17-UÇURTMA (ya tele takarlar ya yere çakarlar)
18-AYNA
19-NARGİLE (”Tankut bunu üflüyo muydum,yoksa çekiyo muydum” ?!!?!)
20-PİPO
21-AHMET ALTAN KİTAPLARI
22-KELEPÇE
23-KIRBAÇ
24-ÇEKİRDEK
25-BİLARDO ISTAKASI
26-FALA HAZIR KAHVE FİNCANI
27-OLTA (allah muhafaza)
28-ZEKA SORUSU (hem cevabı bulamazlar hem de bulcam diye inat ederler)
29-ESKİ SEVGİLİYLE ÇEKİLMİŞ RESİMLER
30-BRAD PİTT POSTERİ
Liste uzar gider.Asıl kısa liste verilmesi gerekenler muhtemelen.1 tane yeter….
Hastası oldum
arkadaş amatörmüş…aman ha sakın amatör kalmakta ısrarcı olma. sen bu halde bunları yapabiliyosan profesyonelken düşünemiyorum. tebrikler !
Mp3 çalarım Klip çalarım ustam ölmüş ben çalarım
Çelişkiler içinde bir çelişki şu mp3 mevzuu. Tamam şarkı yapan karşı çünkü emeği çalınıyo. Albümün devamı için para lazım. Sanata saygı ustaya saygı vs..
Zamanında internet bu kadar yaygın değilken Tek bir CD üzerinde 10 albümü 1 liraya alınca eve nası mutlu dönerdik şimdilerde de “x” sitelerden daha albüm piyasaya çıkmadan indirip dinler olduk. Aksini iddia eden varmı ? yok ben orjinale para veriyorum diyenler hakkaten ordaysanız da tebrik ederim el sallıyorum. Geçenlerde bi tv programında gördüm. Adnan Şenses kendi hit albümlerini sıralıyodu. Şu bu falan filan diye. Sanırım aynı işi yapanlar piyasadan umudu kesip birbirinin albümünü alıyolar.
Neyse. şimdi de biçok sitede şikayet butonları yaygınlaştı. korsan yayın yapan adres-link topluyolar.. Hoş.
Bütün bunlar olup biterken diğer taraftan peşin fiyatına 12 taksitle mp3 çalarlar hergün yepyeni gıcır gıcır rengarenk modelleriyle rafları süslemeye devam ediyo. yerli yabancı ne kadar marka varsa sanırım hepsinin en az birkaç modeli mevcut. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Bi ilan görüyorum 600 dolarmış ta mp3 çalar şimdi olmuş 200 dolar. film izle mp3 dinle ne halt edersen et diyo bi yerde. Şimdi diyorum acaba piyasaya bu ürünleri sürenler kendileri orjinal Cdlerden mi ripliyo mp3leri? evet evet eminim öyledir ve izledikleri filmler de mutlaka yasal formattır. Hiç ama hiç divx değildir. Ne yapmaya çalışıyosunuz artık kafam basmıyo ama siz sanırım bunları yaparken epey düşünüyosunuzdur. tabi .






