ezber bozan

Son zamanlarda enteresan olaylar gelişiyor sevgili ülkemde.
Batık partisinin son demlerini yaşayan ve açıkça bunamış olduğunu gördüğümüz Sayın Deniz Baykal efendinin son temaşası pek bir eğlenceliydi…
Hatta öyleki Hurriyet gazetesinde
“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın partisine çarşaflı üyelerin kaydedilmesiyle ilgili gazetelere yansıyan “Bizim çarşaf masumane” sözlerini değerlendirirken, “Zararlı, zararsız olduğu neye göre ölçülüyor? Ellerinde böyle bir ölçüm aleti mi var? Yoksa bir röntgen cihazıyla mı dolaşıyorlar?” dedi.”
haberini görüpte kahkalar içerisinde kalmamak elde değil.
Herhangi bir siyasi görüşün kuklalığını yapmadığımı, her görüşe eşit uzaklıkta kaldığımı rahatlıkla beyan edebilirim. Bunun rahatlığı içinde ;
Seçimlerden hemen sonra bu halkın %47 si gerizekalı diyen embesil zihniyet sen bu bunamış deniz baykala oy verdinya kendini nasıl tanımlayacaksın meraklar içerisindeyim…
Not : Kurtlar vadisini izlersiniz. Malumunuz orada derin devletin bir kolunu canlandıran İskender Büyük adında bir adam var. Halk için yaptığı tespitler inanılmaz keskin ve bir o kadar da doğru kanımca.
Ara sıra
Bilinçüstü ile alakadar olarak uzun süredir bir takım düşüncesel projelerim var. Öncelikle hayatına resim olarak devam etmesi yolunda aldığım karardan vazgeçmiş durumdayım sanırsam.
Bir insana bir duyguyu bir düşünceyi aktarmak için öncelikli olarak düşündüğünüzü iyi anlatmanız gerekiyor. Bu durumu resim ile yapmaya kalktığınızda ister istemez her insanın aldığı farklı olabilir.
Her ne ise ne yayın hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Hayırlara vesile olsun…
Ali Kemal Sunal Kimdir
Doğum Yeri: Küçükpazar, İstanbul
Doğum Tarihi: 11.11.1944
Boy : 1.88 m
Takma Adı : Şaban, İnek Şaban, Davaro
Onu Ünlü Yapan Ne? Hababam Sınıfı (1975) filmindeki İnek Şaban karakteri ile ünlendi.
Birliktelikleri:
Eşi: Gül Sunal (1965 – 2000)
Ailesi:
Oğlu: Ali Sunal, Oyunu, Tiyatrocu
Kızı: Ezo, Sunal
Ödüllerinden Bazıları:
1977: 14. Antalya Film Şenliği, En iyi erkek oyuncu, Kapıcılar Kralı
1998: 35. Antalya Film Şenliği, Yaşam Boyu Onur Ödülü, Kapıcılar Kralı
1989: 2. Ankara Film Şenliği, En iyi erkek oyuncu, Düttürü Dünya
Eğitim:
- Vefa Lisesi, İstanbul
- Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü, 12 Eylül öncesi bırakmıştı, 1995′te mezun oldu. Yine aynı bölümde Yüksek Lisans yaptı.
Meraklısına…
- Sanat hayatına, “Zoraki Takip” adlı tiyatro oyunuyla başladı.
- 1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu’nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda görev aldı.
- 1973 yılında Ertem Eğilmez’in yönettiği bir filmle sinemaya transfer oldu ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.90′lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak televizyonlarda yayınlanmaya başladı; ama kendisi bu gösterimlerden hiç para kazanmadı.Uçaktan hiç hoşlanmayan ve uzun yıllardır hiç uçağa binmeyen Sunal, Balalayka filminin çekimi için sanatçı arkadaşlarıyla birlikte Trabzon’a gitmek üzere bindiği uçak henüz yerdeyken geçirdiği kalp krizi sonucu ölmüştü (3 Temmuz 2000)
- Ölümüyle tüm Türkiye’yi yasa boğan Sunal’ın geçirdiği kalp krizi sonrasında uçakta doktor bulunmayışı ve havalimanındaki doktorların geç müdahale ettiği ve ihmalin bulunduğu iddiaları uzun süre tartışılmıştı.
- Sunal uçağa binmeden önce bilet kontrollerini yaptırırken hostese: ”Canım, hiç gitmek istemiyor. Ama film çekimi var, gitmek zorundayım” demişti.
- Sunal gibi Vefa Lisesi’nden mezun olduğunu belirten Uğur Dündar ise, Kemal Sunal’ın, arkadaşlarından ayrılmamak için bir çırpıda bitirebileceği ortaokul ve liseyi, toplam 11 yılda bitirerek, ”literatüre geçecek bir arkadaşlık tutkusu” gösterdiğini söylemişti.
Tüm Filmleri:
- Propaganda (1999)
- Varyemez (1991)
- Koltuk Belası (1990)
- Boynu Bükük Küheylan (1990)
- Abuk Sabuk Bir Film (1990)
- Zehir Hafiye (1989)
- Talih Kuşu (1989)
- Gülen Adam (1989)
- Uyanık Gazeteci (1988)
- Polizei (1988)
- Öğretmen (1988)
- Düttürü Dünya (1988)
- Bıçkın (1988)
- Yakışıklı (1987)
- Kiracı (1987)
- Yoksul (1986)
- Tarzan Rıfkı (1986)
- Japon İşi (1987)
- Garip (1986)
- Deli Deli Küpeli (1986)
- Davacı (1986)
- Şendul Şaban (1985)
- Şaban Papuçu Yarım (1985)
- Sosyete Şaban (1985)
- Gurbetçi Şaban (1985)
- Katma Değer Şaban (1985)
- Keriz (1985)
- Atla Gel Şaban (1984)
- Ortadirek Şaban (1984)
- Postacı (1984)
- Şabaniye (1984)
- Tokatçı (1983)
- Kılıbık (1983)
- En Büyük Şaban (1983)
- Çarıklı Milyoner (1983)
- Yedi Bela Hüsnü (1982)
- Doktor Civanım (1982)
- Üç Kağıtçı (1981)
- Kanlı Nigar (1981)
- Davaro (1981)
- Zübük (1980)
- Gol Kralı (1980)
- Gerzek Şaban (1980)
- Devlet Kuşu (1980)
- Korkusuz Korkak (1979)
- Umudumuz Şaban (1979)
- Şark Bülbülü (1979)
- Dokunmayın Şabanıma (1979)
- Bekçiler Kralı (1979)
- Yüz Numaralı Adam (1978)
- Kibar Feyzo (1978)
- İyi Aile Çocuğu (1978)
- İnek Şaban (1978)
- Avanak Apti (1978)
- Şabanoğlu Şaban (1977)
- Sakar Şakir (1977)
- Hababam Sınıfı Tatilde (1977)
- Çöpçüler Kralı (1977)
- Güllüşah İle İbo (1977)
- Tosun Paşa (1976)
- Süt Kardeşler (1976)
- Meraklı Köfteci (1976)
- Kapıcılar Kralı (1976)
- Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
- Şaşkın Damat (1975)
- Hanzo (1975)
- Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
- Hababam Sınıfı (1975)
- Köyden İndim Şehire (1974)
- Salako (1974)
- Salak Milyoner (1974)
- Mavi Boncuk (1974)
- Hasret (1974)
- Canım Kardeşim (1973)
- Oh Olsun (1973)
- Güllü Geliyor Güllü (1973)
- Yalancı Yarim (1973)
- Tatlı Dillim (1972)
Google Bana Karı Bul Lan Allahsız
Diyerek tanış kaynaş siteleri arasında dolanırken rastladığım, üye olduğum (!) bir siteyi sizinle paylaşmak istedim. Sosyal sorumluluk serimizin bu ikinci yazısında (bknz:1) caaanım insanımızı kandırmak isteyen utanmazların maskesini gelin hep beraber düşürelim. Yüzlerine tükürelim.
Profilim yukarıdaki gibidir
Evet. Ekmeğe el basarım, yağ satarım bal satarım ki aynen böyle. Eeee ne var bunda deme sayın vatandaş.. Bu profile hergün mesaj yağıyo.
Örnek 1: “OFFF YA ALLAH KAHRETMESIN SıKıLDıM ARTıK GERçEKTENDE INSANLARA GüVENEMEYECEKMIYIM ARTıK SENDE AYNıSıN BILIYORUM KENDINI HER NE KADAR FARKLı GöSTERSENDE SENDE ALDATıRSıN ARTıK IçIM ACıMAYA BAşLADı BU TüR ILIşKILERDEN KALDıRAMAM BE GüLüM”
Örnek 2: “TATLıSıN IşTE BE YOK öTESI OFFF YA NAPCAM şIMDI BEN SöYLERMISIN LüTFEN SUçLUSUN IşTE GENç BIR KıZıN KALBINI çALMAKTAN
)))” (Nası bi mesajdır anlamadım. Kalbini çalmışım hatunun. Vay be helal olsun bana)
Örnek 3: “TUH LAN SURATıNA GELME BıRAK BAşLARıN SENIN SOHBETINEDE MUHABBETINEDE SELAMA KARşıLıK BILE VERMEYEN ADAMDAN ERKEKMI OLUR”(Oh bi de hakaret
Neyse daha neler var neler. Aşk-meşk, evlilik teklifleri, direk yatağa davet. vs.vs.vs.vs. Yukarıda verdiğim profilden çok etkilenmiş olacak ki site yöneticileri göndermiş bu kadar mesajı işte. Tabi bu mesajlara cevap vermek için gold-premium gibi üyelikler satın almak gerekmiş. Gaza geldim tam ben de bu üyeliklerden direk alacaktım param yetmedi…
Uzun lafın kısası güzel yurdumun güzel insanları, çoğumuz farkındayız aslında bu durumun ama, niyeti evlilik olan (!) arkadaşlık kurmak (!) olan birçok insanı mağdur edebileceğini düşündüğüm, amacı 3-5 aklı kıt adamı inek gibi sağmak olan bazı kurumları yerden yere vurmak olan bu yazımızın sonuna gelmiş bulunuyorum. Gelin hep beraber tükürelim. tuüüüü
Hem arkadaş kazanmak o kadar kolaymı ? Premium üyeliğin olsa kaç yazar demi ama için bakırdan bile olmadıkça. falaaan filan. Gezin tozun, kafelerde bahçelerde aranın, göz teması kurun, harekete geçin ama bu sahtekarlara yem olmayın.
Hadi eyvallah.
Pizzanızı nasıl isterdiniz ?
Duyduğumun yalancısıyım. Ama doğruluğu da kuvvetle muhtemel.
Büyük bir alışveriş merkezindeki büyük , şan şöhret yapmış bir pizzacının menüsünde bulunan “pepperoni” içerikli pizza. Menüyü kontrol ederken gözüne ilişmiş bir dostumun. Sormuş garsona:” İçinde domuz eti varmı diye. “Şefimin haberi olmasın ama evet var”. Yerin adını vermeye niyetim yok. Bu sadece duyduğum bişey. Kimse zan altında kalmasın…
Pepperoni nasıl yapılır derken bulduğum liste şurda:
Listede görüldüğü üzere pepperoni domuzdan elde edilen bişey. ne bilim hatta araştırırken “pizzanın olmazsa olmazı” falan demişler.
Neme lazım. Dışarıda yemek yeme alışkanlığı pek olmayan biriyim ama haberimiz olsun işte. Müslüman mahallesine salyangozu çoktan getirmişler.
Önemseyenlerin dikkatine….
registrar
Uzun zamandır beklediğim bilincustu.com projesi tamamı ile rafa kalkmış durumda.Her ne kadar çok popüler bir site olmamasına rağmen acayibin biri www.bilincustu.com adresini satın almış. Muhtemelen google aramalarına göre ne kadar domain varsa toplayan şirketlerden birine kurban gitmiş ki burda görüldüğü üzere DOTREGISTRAR firması bizim alan adını kapmış.
pffff yeni yeni projeler üretmek gerek sanırım.
Bu arada farkettim musty kardeşim ne zamandır yazmıyoruz. En kısa zamanda hayatı aktarmaya devam edeceğiz.
Yazmak gerek
Çok zaman oldu gerçekten
Kafayı bi güzel toparlayıp öyle gelmek gerek
İçimde ne varsa hepsini birden anlatmak
Ama kelimeleri güzel seçerek
Değsin istiyorum beklediğime
du bakalım az kaldı heralde..galiba..
suicide
…………..
Random life generator
Düşünüyorum da, Bu yaşadıklarımızın sebebi bir RHÜ olmasın. Nacizane RHÜ= Rastgele hayat üretgeci.
Milyonlarca insan için milyonlarca değişik hayat, konum, iş…
Nasıl olsa birileri bu konumlardan herbirine yerleşecek.
Sonuç olarak birileri bu işi yapacak. Değiştirme imkanımız var mıdır yok mudur tartışılır. Şahsen ben sektör değiştirdiğimde ankara dışı görevlerden kurtulacağımı sanmıştım ama şu an eminimki değişim için Et-Balık kurumundan yeni bir kelle alıp kafayı değiştirmem gerekliymiş.
Belki diyorum belki alışmak lazım.Yanlızlığa sıkıntıya, sisteme boyun eğmek gerekiyo belki. Ama ben boyun eğersem ben olmam ki.
Bakıyoruz mustafa kardeşime….
Adam grafiker. Kafası çalışıyo, iyi para kazanıyo.. On numara bi adam herşeyiyle… Kardeşim benim..
Bakıyoruz enver kardeşime.
Adam grafiker.Kafası çalışıyo. kötü para kazanıyo.Emekçi ama faşist patronu tarafından eziliyo.
Hayat adil değil her zaman…
İki kişinin aynı işi yapıpta şartlarının farklı olması başka nasıl açıklanabilir? Elbetteki çok bilinmezli , çok girdili tepkimedir ama katalizör olarak RHÜ kullanıldığını düşünüyorum.
Faşooooooooooooooooooo özledim lan seni… Aklıma geldin gece gece
Drill rig on my heart…

malumunuz üzere Enerji firmasında jeoloji Mühendisi olarak işe başladıktan sonra çeşitli Petrol \ Doğalgaz arama-üretim kuyularında bulundum bizzat takip ettim. Aslında çok da kötü sayılmaz ama benim gibi arazi işlerini sevmeyen biri için genelde işkenceden başka bişey olmuyor. Bir zaman sonra biri gelipte bizim çocuğa bir iş ayarlayıver dediğinde cevabım
Bu işler herkese göre değil emin misin ? olacaktır.
Bu arada bu yazma işi epeyce canımı sıkar hale geldi.Sadece resimle geçiştirsek mi şu olayları?
Rüşvette işler
Hayatın her döneminde insanı sıkan, geren, sinirlendiren mutsuzlaştıran, umutsuzlaştıran bir takım dalavere mevcutturya hani. Git gide artan büyüyen çürüyen kokan…
Çalış çabala didin ama sadece patronun cebini doldur. Dahası amcası, dayısı olan zevzek bir herif gelsin tepene otursun.
İçelim, Güzelleşelim …….
Bu aralar farkettim de sürekli TV’de görüp etkilendiklerimden yola çıkarak yazılarımı hazırlıyorum. Bu da onlardan bir tanesi olacak ama umarım işe yarar bir yazı olur.Efendim; hepimizin de bildiği ve gördüğü üzere televizyon yayınlarından sigara reklamları kaldırıldı. Epey de oldu hatta. Ama ben ne zaman televizyonda görsem, sinirden köpürüyorum bu enteresan tezadı. İzlediğiniz Türk filmlerine dikkat edin, özellikle eski ve komedi filmiyse tamamdır. Kesinlikle bir çok sahnede sigara üzerleri pixellendirilerek görünmez (!) hale getiriliyo ve bizler de ekrana aval aval bakıyoruz. AAaaa adamın elindeki ne acep diye. Sigaraya hayır! Sloganıyla yola çıktıkları…. Tamam güzel bir iş yaptıkları. Karşı duracak değilim. Destek te olurum hatta. Neyse, takıldığım yer burası değil. Zaten; sigara içen herkes seri katil bunu herkes biliyor.Benim en çok canımı sıkan olay alkol. Yahu! Sigaraya karşı bunca duyarlılığı gösteren yetkililer, alokolde neden geri plandalar? Alkol çok mu gerekli toplumumuza? Çocuklar içki içerek daha büyük işler mi başaracaklar yoksa haberimiz yok ?
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur böyle ? Hangi diziye denk gelseniz dikkat edin yüksek ihtimalle bir yerinde elinde kadeh 1-2 kişiyi görmeniz çok muhtemel. Ve hepsi de elit insanlardır.Bi ara Avşar’ın dizisinde hep aynı iki arkadaş, aynı barda, her bölümde yan yana, viskilerini yudumlarlar. Hem de öyle bir içerler ki ağzınızda su kalmaz..kurursunuz resmen.. Özendirdikçe özendirirler.. Ellerindeki alkol değil de sanki başka bir şey, bal, şerbet.. El insaf , el insaf…
Alkole yasak getiremediniz sigaraya da gelmesin demiyorum. Yukarıda da dediğim gibi sigara yasağının da destekçisiyim. Ama alkolle girişilen bu özendirme kampanyalarına bir dur deyiverin artık. Çok yakında okullar da açılacak. Çocukların mataralarından şaraplar, viskiler çıkmadan yapın şunu…
Yalnızlık paylaşılmaz…
Merhum Cem Gürdal’ın hayattayken son çabalarını hatırlıyorum. Depremde evini kaybetmiş, ortada kalmıştı-ki zaten o dakikaya kadar ne kendisinden ne de içinde bulunduğu durumdan kimsenin haberi olduğunu sanmıyorum. Zor şartlar altındaydı ve olan bitenin sonrasında birkaç TV reklamında oynarken gördüm.Sevindim hatta ne yalan söyleyeyim. Sonuçta çocukluğumda gördüğüm sevdiğim, halen denk geldikçe izlediğim bir sinema filminin sevilen karakterlerinden bir tanesi. Yüzü gülmüştü. Hatta araştırınca birazcık; isim vermeden söyleyeceğim, sanat dünyasından birçok kişi güzel vaatlerde bulunmuş Tulum’a. Hatta bir tanesi de ev! Bir başkası iş..vs…vs…vs..Yardım yağmuruna tutulmuş ! Herşey çok güzel ama bu olanlar bundan tam 7 sene önce. Geçtiğimiz hafta da vefat etti zaten. Bu
dediklerimin çok az bir kısmı dahi gerçekleşmiş olsa, sanırım bu kadar sıkıntı içinde
kalmaz, bu kadar sinir stres altında erkenden ölmezdi. Burası ayrı kısmı tabi olan
bitenin. Allah korusun ben de dayanamam sanırım o çaresiz ortama. Hayatta kalma savaşına.
Sormak istiyorum buradan; “Acaba sadece bizim ülkemize mi has bu tür ölümler? Sağlıkta dost olanların hastalıkta unutması ? Bir yıldız gibi parlayıp, saman alevi gibi aniden sönmek?” İzlediğiniz kanallara çok dikkat edin. Bu insanları hâla görmeniz mümnün. En azından onlardan geriye kalanları. Kanallardaki birçok dizide birçoğu artık figüran. Ufak tefek rollerle ayakta kalmaya çalışıyorlar. Bunları buraya yazmamın kime ne faydası olur bilmiyorum. Hatta olmaz büyük ihtimalle ama ne bileyim yazmak istedim. Severdim seni Tulum Hayri.Ruhun şad olsun.
Tecnorati
Technorati Profile
Tecnorati ortamlara örümcekleri salsın diyerekten başladık meseleye…
Eşşoleşşekler!!!

Dün akşam uzun zaman sonra televizyon izleyim dedim. Ne büyük hata! Tamam su kesintisi haberleri için arada sırada bakıyorum ama…
Bi kanalda Dreamcatcher gözüme çarptı. İlgimi çekti. Daha önceden izlemediğim için kaptırdım kendimi. Gösterimde olduğu kanala da güvenerek devam ettim de ne oldu :
Çok güzel tercüme edilmiş, seslendirilmiş bundan şüphe yok (!)
Rahmetli Kemal Sunal’ın bütün filmlerinden izleyenleri kötü etkilememek adına fena bütün sözcükleri zamanında çıkardılar. Çoğumuz biliyoruz. Peki zamanında “eşşek” “eşşoleşşek” “puşt” “faşo” gibi kelimelerden bizleri koruyan kurum acaba şimdi nerdeydi.
Aklımda kalanlar.. “Aynı bok” “Sıçmış” “Siktir” daha neler neler.
Tamam küfretmem demiyorum hatta bazen çok fazla küfrederim ama filmden zaten haz alamadım bi türlü. Berbat sahneler vardı. Bir de üzerine bu cânım diyaloglar girince aklıma Şaban geldi. Kendi halinde saf temiz bi karakter. Sinirlendiği zaman basar fırçayı, postasını koyar. İçimde durana kadar dışarda dursun felsefesi. Eşşoleşşekler!!!
Bilinçüstü 2.0
Bilinçüstü v.2,0
Blogger’ ın yenilerek web2.0 standartlarına ulaşmasıyla beraber uzun süredir çürümeye terkedilmiş Bilinçüstü‘nde ufak kıpırtılar başgösterdi.Her ne kadar blogger’i bırakıp WordPress üzerinde bilincustu.wordpress ‘ e taşınmaya başlamışsak da insanın evi gibisi yoktur mantığına dayalı döndük Blogger ‘a.
Jack Book ve Dezinerfolio tarafından yapılan “Dark” temasının lezzetine birde Musty kardeşimin şahane grafik çalışmaları eklenince bana sadece ufak tefek birkaç değişiklik yapmak kaldı.
Makyajla yapılan değişikliğe fikir ve söylem açısından da yenilik getirmek umuduyla Bilinçüstü yeniden aktif yayında…
Not: Her ne kadar arama kutusu, logo, renk bütünlüğü konularında sııntımız olsada muhtemelen düzelecektir.
Merhaba WordPress
Uzun zaman önce fikir olarak türeyen “bilinçüstü” bugün yepyeni bir adım attı.Normal bir gündelik olmaktan çıkarak Opera blog da yerini alması seyr-ü sefer için ilk başlangıçtı.Bunu takiben Blogger.com altında http://bilincustu.blogspot.com da yaklaşık 2 sene kadar devam etmişti. Her ne kadar blogger.com dan memnun olsamda adam gibi arşivleme ve kategori sisteminin istediğim yeterlilikte olmamasından dolayı günlüğümü wordpress.com a taşıma kararı aldım; umarım güzel olur..
Öncelik olarak yeniden yapılanma süreci yaşayacağız.Temadan başlamak üzere yeni alet edevat ve linkler eklenecek.Unutmadan blogger üzerinde buraya taşındığımızı bildiren bir ilanda hiç fena olmaz hani…
Su gibi akıp geçer zaman…
29 da olur…
sana ait herşeyi çok ama çok özledim güzel insan. içim buruk hem de çok. sen şimdi 29 diyosun bense 19
telafisini çok güzel yapalım bu özel gününün olurmu…kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum sana ve yanına geleceğim günün hatrına küçük bir gülücük
doğum günün kutlu olsun kardeşim.
(bitmez)


