Yalnızlık paylaşılmaz…
Merhum Cem Gürdal’ın hayattayken son çabalarını hatırlıyorum. Depremde evini kaybetmiş, ortada kalmıştı-ki zaten o dakikaya kadar ne kendisinden ne de içinde bulunduğu durumdan kimsenin haberi olduğunu sanmıyorum. Zor şartlar altındaydı ve olan bitenin sonrasında birkaç TV reklamında oynarken gördüm.Sevindim hatta ne yalan söyleyeyim. Sonuçta çocukluğumda gördüğüm sevdiğim, halen denk geldikçe izlediğim bir sinema filminin sevilen karakterlerinden bir tanesi. Yüzü gülmüştü. Hatta araştırınca birazcık; isim vermeden söyleyeceğim, sanat dünyasından birçok kişi güzel vaatlerde bulunmuş Tulum’a. Hatta bir tanesi de ev! Bir başkası iş..vs…vs…vs..Yardım yağmuruna tutulmuş ! Herşey çok güzel ama bu olanlar bundan tam 7 sene önce. Geçtiğimiz hafta da vefat etti zaten. Bu
dediklerimin çok az bir kısmı dahi gerçekleşmiş olsa, sanırım bu kadar sıkıntı içinde
kalmaz, bu kadar sinir stres altında erkenden ölmezdi. Burası ayrı kısmı tabi olan
bitenin. Allah korusun ben de dayanamam sanırım o çaresiz ortama. Hayatta kalma savaşına.
Sormak istiyorum buradan; “Acaba sadece bizim ülkemize mi has bu tür ölümler? Sağlıkta dost olanların hastalıkta unutması ? Bir yıldız gibi parlayıp, saman alevi gibi aniden sönmek?” İzlediğiniz kanallara çok dikkat edin. Bu insanları hâla görmeniz mümnün. En azından onlardan geriye kalanları. Kanallardaki birçok dizide birçoğu artık figüran. Ufak tefek rollerle ayakta kalmaya çalışıyorlar. Bunları buraya yazmamın kime ne faydası olur bilmiyorum. Hatta olmaz büyük ihtimalle ama ne bileyim yazmak istedim. Severdim seni Tulum Hayri.Ruhun şad olsun.

Anonymous Yanıtlandı:
tulum hayrinin öldüğünü sitenizden öğrendim allah rahmet eylesin. ben adanada ufuk dersanesinde öğrenciyken bizim sınıfa gelerek süpriz yapmıştı bize.bu arada yazılarınız ilginç.tüm insanların sorunları var ama hayat devam ediyor.
devletin bekar,yalnız,sıkıntılı yeni memurlarından ahmet
16 Mart 2008 at 12:31 am. Kalıcı Bağlantı.